| Direktlink, Email | |
| Websites | |
| Foren | |
70 Responses to “Öcalans neuer Friedensplan #3”
Und, findest du diese Aussagen schlimm?
25. November 2009, 05:38Was denkst du, hmm?
25. November 2009, 05:38Ich denke, das du diese Aussagen schlimm findest. Stimmts? oder hattest du was anderes gemeint?
25. November 2009, 05:38Um ehrlich zu sein, ohne Gedanken habe ich es hier nur reinzitiert, das gut hier passen würde...
25. November 2009, 05:38[b]Öcalan`nın Atatürk`e hakaretleri deliller klasörlerinde[/b] [b]ISTANBUL, (DHA)[/b] ERGENEKON Davası`nın sanıklarından Prof. Dr. Yalçın Küçük`ten ele geçirilen CD ve DVD`lerdeki görüntülerin çözümleri 3`üncü iddianamenin deliller klasöründe yer aldı. Cözümlere göre Prof. Dr. Yalçın Küçük, Türkiye Cumhuriyet Devleti`nin kurucuSU Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile terör örgütü PKK`nın ela başı Abdullah Öcalan`ı birbirlerine benzetiyor. Bir çözüme göre MED TV`de 31 Ekim 1997`de yayınlanan panele katılan Yalçın Küçük, `Mustafa Kemal, o, büyük liderdir. Bakın başkana geliyoruz. şimdi beni idam edecekler. şimdi Mustafa Kemal`i eleştirirsin. Mustafa Kemal büyük bir pilottu. Yani halkını bir yerlere getirdi. Bundan dolayı beni idam etmezler ama Abdullah Öcalan da çok önemli. Kürtler`in tarihinde bir pilot oldu. Bundan dolayı beni idam ederler. Cünkü daha zor yerlerde, Kürt hareketini bugünkü notaya getirdi. Kolay şeyler değil. Ikisinin de hakkını kabul etmek lazım` diyor. Aynı panele telefon ile katılan terör örgütü başı Abdullah Öcalan`ın Yalçın Küçük ile yaptığı karşılıklı konuşmaların çözümleri de deliller klasöründü yer buldu. Cözümlere göre Abdullah Öcalan, kendisini hem Atatürk ile kıyaslıyor hem de Atatürk`e hakarete varan eleştiriler yapıyor. Abdullah Öcalan`ın Atatürk hakkında söyledikleri şöyle: * Başlangıç kuvvetlerimiz bende sıfırdır onda kolordu düzeyindedir. Cumhuriyet bürokrasisi Osmanlı bürokrasisine konmuştur. Hakim sınıflara konmuştur. Bizim ki çok farklı. Yani ben Kürdüm diyen tek bir insana rastlamadığım gibi ne bir fişeğim ne bir askerim vardı çıkışta. * Ama çalışma stilimiz, siyaset yapma, örgüt yönetme stilimiz arasında olağanüstü benzerlikler vardı. Ben buna çalışma tarzı derim. Yaşama tarzı derim. Cok ilginç yani oldukça benzerlikler görüyorum. Orijinlerimiz oluşum tarzlarımız çok farklı ama savaşı yönetme tarzımız, hassasiyetlerimiz, yönetim duyarlılığımız, siyaset duyarlığımız, iktidarı anlama yorumlamada oldukça benzerlikler ortaya çıkıyor. * Atatürk`ün diyelim bir zürriyeti olsaydı yani oğlu onun oğlu gibi ardı sıra birkaç kişi gelseydi herhalde bir Abldülhamit`in padişahlığından daha amansız bir diktatörlük yürütülen bir padişahlık olurdu. * Bugün Mustafa Kemal`in şişirilmesi için övülmesi için olağanüstü bir propagandaya ihtiyaç duyuluyor. * Pilot kişilik bir iktidar kişiliği. Bir taktik kişilik olarak olağan üstüdür. Hakkını vermek lazım. Ama sınıfsal bazda sınıfın bilmem demokrasi açısından bilmem sosyalizm açısınsan sorarsan çok şey ancak diyelim en tutucu o dönemin en tutucuları işte bir Hitler var, bir Musolini var onların ayarında birisi olarak değerlendirilebilinir. Aynı öyledir demiyorum tabii. Tarihi ve toplumsal zemin itibarıyla şüphesiz farklıları olacaktır. * Burada eğer haneden kurmaya elverişli olsaydı kesinlikle imparatorluğun değişik bir hanedanla devamı olurdu. * Mustafa Kemal`in sözcüğünde yalnız Cumhuriyet değil şimdi, Türklük de yoktur. Özellikle yirmiden önceki Mustafa Kemal değerlendirmelerine bakın pek Türk`ten bahsedildiğini göremezsiniz. * Milliği açısından ulusalcılığı açısından söylüyorum. Mustafa Kemal o kadar güçlü değildir. * Mustafa Kemal korkusuz yaşayamıyor. Müthiş korkular için de hem iktidar oluyor hem de iktidarı sürdürme gereği duyuyor. * Mustafa Kemal`in kişiliğinde askeri taktikler ve daha sonra da siyasi taktiklerin rolü çok önemlidir. Bu konuda kızgın savaş ortamı ona dersini vermiştir. * Mustafa Kemal`in bilim orijini yok denecek kadar azdır. Bir kara cahildir hatta. Mustafa Kemal`in sevdiği türküler bakın bir iki tane yani meyhane türküsüdür aslında. Öyle en sevdiği türkü en sevdiği şarkıya bakın içki masalarında çokça seylenen şeylerdir. Herhangi bir tarihi toplumsal değeri yoktur. Bilimsel açıdan da bir şeyler öğrenmeye çalışır otuzlarda ve kesin üstün ırk anlayışı temelindedir. * Korkunç zorlamalar yapan yani bilimsel kişiliği var mıdır diye sorulursa dediğim gibi bilim adamları bunu da doğru ele alamıyorlar. [url=http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1130709]Kaynak[/url]
25. November 2009, 05:38[img]http://foto.gazetevatan.com/newpics/news/250820091148359469667.jpg[/img] [b]TSK`dan Kürt açılımı açıklaması[/b] [b]Genelkurmay Başkanı Orgeneral Ilker Başbuğ`un Zafer Haftası dolayısıyla yayımladığı mesaj, Kürt açılımı ve MGK kararına yönelik eleştirilere ilişkin yanıtlar içeriyor. Işte o mesaj:[/b] `Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATüRK önderliğinde gerçekleştirilen bağımsızlık mücadelesinin son halkası olan Büyük Zafer`in 87`nci yıl dönümünü kutlamanın coşkusunu yaşıyoruz. Zafer Haftası, 26 Ağustos 1922 günü sabahı KOCATEPE`den yapılan topçu ateşleriyle başlar ve 9 Eylül günü Türk Ordularının Izmir`e girişi ve Izmir`in kurtuluşu ile sona erer. ATATüRK, Büyük Taarruz`u ve Büyük Zafer`i şu şekilde anlatır: `Türk milletinin burada kazandığı zafer kadar kesin neticeli ve bütün tarihe, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yön vermekte kesin tesirli böyle bir meydan muharebesi hatırlamıyorum. Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti`nin temeli burada sağlamlaştırıldı. Ebedi hayatı burada taçlandırıldı.` Büyük Taarruz ve Büyük Zafer, Türkiye Cumhuriyeti`nin doğuşu ve gelişimine yol açan devrimin başlangıcıdır. Mustafa Kemal ATATüRK`ün yoksul bir halktan hem bir ordu hem de bir millet yaratarak gerçekleştirdiği bu inanılmaz devrim, Türkiye Cumhuriyeti`ne laik, sosyal, demokratik ve hukuk devleti niteliklerini kazandıran bir devrimdir. Bu eşsiz zaferi kazandıran ve devrimi geçekleştiren başta Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATüRK ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere bu mücadelede hayatlarını kaybeden ve bugün o eşsiz zaferin kazanımlarını yurdumuzun her karış toprağında canlarını vererek koruyan aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. [b]Anayasa`nın değiştirilmesi teklif bile edilemez olan 3`üncü maddesinde ifade edildiği gibi `Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe`dir.` Türk Silahlı Kuvvetleri, ATATüRK tarafından bizlere emanet edilen ve Anayasa`nın 3`üncü maddesinde de belirtildiği şekilde; Türkiye Cumhuriyeti`nin ulus-devlet ve üniter-devlet yapısının korunmasında taraftır ve taraf olmaya da devam edecektir. ülkelerin ve milletlerin bütünlüğünün korunmasının bir bedeli vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri; bu bedelde kendisine düşen tarihi görev ve sorumlulukların bilinci içerisindedir.[/b] Bugüne kadar bölücü terör örgütü ile mücadelesinde 5003 evladını şehit veren Türk Silahlı Kuvvetleri, Anayasa ve yasalar çerçevesinde, bölücü terör örgütüne karşı bugüne kadar dünyada eşine hiç rastlanmayan bir başarı ve özveriyle yürüttüğü mücadeleye bundan sonra da artan bir kararlılıkla devam edecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölücü terör örgütüne karşı yürütülen mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken, güvenlik alanının dışında kalan ekonomi, sosyo-kültürel ve uluslararası alanlarda da devlet tarafından gerekli tedbirlerin alınmasının önemli olduğuna inanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konularla ilgili görüşleri bilinmekle birlikte, emsalsiz Büyük Zaferi kutladığımız bu hafta münasebetiyle, bu konulara ilişkin düşünce ve duruşumuzun bir kez daha ifade edilmesinde yarar görülmektedir. [b]Türk Silahlı Kuvvetleri; - Ulus-devlet ve üniter-devlet yapısına hiçbir gerekçeyle zarar verilmesini kabul edemez. - Kültürel farklılıklara saygılıdır. Ancak kültürel farklılıkların siyasallaştırılmasını, başka bir ifadeyle siyasal temsil aracı olmasını, toplumsal siyasal kimlik unsuru haline getirilmesini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası içinde mümkün göremez. - Terör örgütü ve destekleyicileriyle ilişki kurulmasına yol açabilecek hiçbir faaliyet içinde bulunamaz. - Demokrasinin sunduğu fırsat alanlarını kullananların, bireylerin en temel hakkı olan yaşam hakkını hedef alan terör faaliyetlerini hiçbir nedenle hoş görmelerini kabul edemez. - Usul ve yöntem esası belirler, noktasından hareketle takip edilecek usul ve yöntemlerde özenli olunmasının gereğine inanır.[/b] - Her konuyu tartışabilme özgürlüğünün, devletin varlığını riske sokacak, ülkeyi kutuplaşmaya, ayrışmaya ve çatışma ortamına sokacak konuları içermemesi gerektiğine inanır. Türk Silahlı Kuvvetleri; Türkiye Cumhuriyeti`nin temel nitelikleri olan laiklik, demokrasi, sosyal ve hukuk devleti ilkelerine yürekten bağlılığı, üstün disiplin anlayışı, köklü gelenekleri, itidalli ve kararlı yaklaşımı, hepsinden önemlisi Türk milletinden aldığı güçle dün olduğu gibi bugün de ve yarın da üstlendiği her görevi başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. ?üphesiz ki; `Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye`dir.` Türkiye Cumhuriyeti, bulunduğu hassas coğrafyada birlik ve ülkesine sadakat içinde vatanını ve milletini seven insanlarıyla çağdaş toplumlar arasında hak ettiği yeri almalıdır. Aziz Türk milletinin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm mensuplarının Zafer Haftasını en içten dileklerimle kutlarım. [url=http://w9.gazetevatan.com/TSKdan_Kurt_acilimi_aciklamasi/255736/1/Manset][b]Kaynak[/b][/url] --- [url=http://haber.gazetevatan.com/Basbugun_aciklamasina_ilk_yorum/255756/9/Siyaset][b]-> AKP`ye göre TSK, muhalefet partilerine mesaj veriyor...[/b][/url] --- AKP`lileri kuyruk sancısı tuttu TSK`nin bildirisini eveleyip geveleyip `yok TSK muhalefete mesaj vermiş miş miş` kekeleyip duruyor... Umarım TSK bu kötü gidişatın tehlikesini sezip işleri alçaktan almaz bu kez.
25. November 2009, 05:38[b]Sezen Aksu`nun Babası Kim?[/b] Bazı internet siteleri Sezen Aksu`nun babasını Fethullahçı olduğunu yazdı. Internetajans tam olarak açıklıyor [b]Fethullah cemaatinin kalesi olarak bilinen Izmir Özel Yamanlar Lisenin kuruluşundan bugüne değişmeyen tek kişi olarak hala danışman sıfatıyla Yamanlar eğitim kurumlarında hizmet veren 80 yaşındaki Sami Yıldırım, Sezen Aksu`nun öz be öz babasıdır.[/b] Yamanlar`ın ilk müdürü olan Sami Yıldırım, 59 yıl önce başladığı eğitimcilik maratonunu ilk günkü titizliğiyle sürdürüyor. Sami Yıldırım, lisenin kuruluşundan bugüne değişmeyen tek bir kişi olarak hala danışman sıfatıyla burada hizmetlerine devam ediyor. Sami Yıldırım, 1927 yılında Rize`nin Pazar ilçesinde dünyaya gelir. Babası adliyede memur, annesi ise ev hanımıdır. Ilk ve ortaokulu burada okur. Daha sonra yatılı kaldığı Erzurum`da Muhallim Mektebi`ni bitirir. 1946 senesinde Istanbul Eğitim Enstitüsü`nden mezun olur. Öğretmenlikteki ilk görev yeri Trabzon`un Beşikdüzü ilçesidir. Araya askerlik girer. Istanbul-Alemdağ`da yedek subay elbiseleri içindedir. Askerliğinin hemen ardından yolu Denizli`nin Sarayköy ilçesine düşer. Artık ortaokul müdürüdür. Burada tanıştığı Manisa-Alaşehirli fen bilgisi öğretmeni şehriban Hanım`la dünya evine girer 1953`te. Bu evliliğinden Nihat ve Fatma Sezen dünyaya gelir. [url=http://www.internetajans.com/default.asp?NID=80269][b]Kaynak[/b][/url] --- Ein Schelm wer böses dabei denkt.
25. November 2009, 05:38[b]CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol: `HüKüMET KATIL@LARI ACIKLASIN`[/b] [b]Anadol, Atlantik Konseyi tarafından Washington`da yapılan ve PKK`ya genel af` önerisi getirilen toplantıya ilişkin bir soru üzerine ise şöyle konuştu:[/b] Bu toplantı Nisan ayı içinde yapılmış, finanse eden devlet Norveç. Bu toplantıya Norveç`in Washington`daki büyükelçisi katılmış, ABD ve Ingiltere`nin Ankara`da görev yapan eski büyükelçileri katılmış, Türkiye ve Kuzey Irak`tan da 14 kişi katılmış. Hükümetten açıklama yapmasını istiyorum; bu 14 kişi kim? Katılmadık demekle olmaz. Katılanların görevleri nedir? Türkiye ile ilgili konuşmalar yapılacak, gıyabımızda formüller, çözümler üretilecek, bu ulusal onurumuzu da zedeleyen bir şeydir. Hükümet ortaya çıkmasa konuşmayacaktı. Cok kötü sözcükler kullanarak, küfürler ederek yürütülen bu polemik Türkiye`ye yarar sağlamaz. Insan sinirlenebilir ama politikada diline hakim olması, düzeyi düşürmemesi lazım.` Anadol, Amerikan Büyükelçisi`nin Kürt açılımının bir Türk projesi olduğuna ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Washington`da bir toplantı yapıldığı ortada iken buna Türk projesi demek inandırıcı değildir. Ben inanmıyorum.`dedi. Kaynak: [url=http://w9.gazetevatan.com/CHPden_hem_sitem_hem_destek/255763/9/Manset][b]`CHP`den hem sitem hem destek`[/b][/url] --- AKP`nin ABD`nin emirkulu olduğu artık sağır sultan bile biliyor.
25. November 2009, 05:38Wird es vorgezogene Wahlen geben?
25. November 2009, 05:38[b]Osman Pamukoğlu`ndan Kürt açılımı yorumu: `Ağla 30 Ağustos hakkındır`[/b] [img]http://www.gercekgundem.com/img/news/osman%20pamukoglu.jpg[/img] [b]Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Kürt açılımı demagogları, devşirme sivil toplum örgütleri, yandaş ve yanaşma akıldaneleri, dört koldan milletin aklını bulandırmak amacıyla tünedikleri yerlerden köpeksiz köyde çomaksız oynadıkları için; ağla `30 Ağustos` hakkındır` dedi.[/b] Pamukoğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Pamukoğlu`nun mesajı şöyle: Mustafa Kemal Atatürk`ü, Islamı, milliyetçiliği yıllardır sömüren ve suistimal eden siyasi cambazlar hala iplerin üzerinde entrikalar çevirmeye yüzleri kızarmadan devam ettikleri için; Ağla `30 Ağustos` hakkındır! Kürt açılımı demagogları, devşirme sivil toplum örgütleri, yandaş ve yanaşma akıldaneleri, dört koldan milletin aklını bulandırmak amacıyla tünedikleri yerlerden köpeksiz köyde çomaksız oynadıkları için; Ağla `30 Ağustos` hakkındır! Içeride tutuklu eşkıya, dışarıda serbest eşkıya, `ABD ve AB` Türkiye`ye olan baskısını arttırsın, `Türkler adam gibi adam olsunâ¦Yoksa dağda ki silahlılarla ben yapacağımı bilirimâ¦` meydan okumalarından hiç gururu kırılmayan siyasetçi ve bürokratlar olduğu için; Ağla `30 Ağustos` hakkındır! Memlekette toprak satma, liman satma, maden satma, hayati kurumları satma, hazineyi soyma ve sülalece zengin olma furyası dört nal gittiği için; Ağla `30 Ağustos` hakkındır! üç yıl içinde ülkede ki hapishanelerde bulunan insan sayısı yüzde yüz onsekiz arttığı, bağımsız ve hızlı işleyen bir hukuk düzeni olmadığı, cezai ve idari davaların göbeğine kadar siyaset bulaştırıldığı için; Ağla `30 Ağustos` hakkındır! Bizim kanunlarımızda `Silahlı eşkıya düşmandır. Düşman gibi işlem yapılır` hükmü varken, dağlarımız ve hemen yanıbaşımızdaki topraklar eşkıya gruplarından geçilmezken, caddelerde törenler düzenleyip kendi kendimize propaganda yaparak işlerin iyi gittiği sanıldığı için de; Ağla `30 Ağustos` hakkındır! Bu ülkede gün doğmadan nelerin doğacağını, ilk genel seçimde herkes görecek. Sana yakışan ağlamak değil, beylik siyasetçi ve bürokrat tüm meydancılara `Yeter Artık` demektir, `30 Ağustos`...` [url=http://haber.gazetevatan.com/Agla_30_Agustos_hakkindir/256146/1/Gundem][b]Kaynak[/b][/url]
25. November 2009, 05:38[b]Başbuğ`un anası ile Apo`nun anası da bir mi?[/b] [b]Gökçe Fırat[/b] [img]http://www.turksolu.org/250/foto/sehit.jpg[/img] [b]En uzun işgal dönemi[/b] 2002 yılından bu yana 7 sene geçti. Bu, tarihimizdeki en uzun işgal dönemi. Ve tam da 1918-1922 yılları arasındaki işgal programı uygulanıyor. Neydi Mondros`un maddeleri, hatırlıyor muyuz? - Türk Ordusu`nun silahının elinden alınması... - Ordu komutanlarının yargılanması... - Kürdistan ve Ermenistan`ın kurulması... O zaman yabancı devletler bu programı uygulayabilmek için Türkiye`yi işgal etmek zorunda kalmıştı, bugünse AKP eliyle rahatça uygulayabiliyorlar. AKP dururken işgal kuvvetine ne hacet!.. Ama AKP`nin son Kürt Açılımı` Mondros`u, Sevr`i bile aşmış durumda. Ancak Yunanlıların Megali Ideası ile kıyaslanabilir. Türklerin Anadolu`dan tümüyle atıldığı Bizans`ın dirildiği bir Yunan düşü... 1000 yıllık Türk ülkesinin adını tartışmak ne demek? Burası Türkiye olmadan önce Bizanstı eğer Türkiye yıkılırsa yine Bizans olur. Ama kendisi de Potamyalı olmakla gurur duyan birinin de Türkiye yerine Bizans`ı tercih etmesi son derece normal. Potamyalı Potamyalılığını yapıyor kısacası. [b]Başbuğ`un anası ile Apo`nun anası bir mi?[/b] Ama bu defa hadlerini fazlasıyla aşıyorlar. Ne diyor, bizim için önemli olan anaların ağlamaması... Münevver Karabulut cinayetinde aynı adam çıkıp kızın annesini suçlamıştı `kızınıza sahip çıksaydınız` diye. Ama PKK`lı terörist ölünce aynı adamın çıkıp teröristin anasının bir elini öpmediği kaldı. Peki şehit annesi? Nolacak ki ha şehidin anası ha teröristin anası? Potamyalı için bir... O zaman soralım Potamyalıya, şehidin anası ile teröristin anası birse, oğlu bugün dağda Türk Ordusu`nun emrindeki askerle PKK için dağa çıkan teröristin annesi de bir mi? Ne de olsa ikisi de oğul hasreti çekiyordur hani. Ya da şöyle soralım, şehit ve teröristin annesi birse, o şehitlerin başı olan Ilker Başbuğ ile o teröristlerin başı olan Apo`nun anası da bir mi senin için? [b]şehit ailesi yok terörist ailesi var[/b] Akan kan dursunmuş... Gören de akan kandan şikayetçiler, üzülüyorlar sanacak... Soralım o zaman bu açılımın arkasındakilere, meclistekilere: Aranızda şehit ailesi olan bir milletvekili var mı? Yok değil mi!.. Cünkü milletvekilinin, bakanın, kodamanların çocukları şehit olmaz... O halde akan kandan muzdarip olan bir parlamentomuz yok. Ama o parlamentoda teröristlerin aileleri var. Ölü teröristlerin aileleri de var. Gördünüz mü siz meclisi? şehit ailesine kapalı terörist ailesine açık bir meclis. Kürt açılımını bu meclis yapmayacak da kim yapacaktı... [b]Bu aydın sürüsünü hiç şehit cenazesinde gördünüz mü?[/b] Bir de Potamyalının sürüsü var elbette... Hepsi barışçı, akan kan dursuncu. O sanatçı tayfasından biri Başbakan`ı aramış, tam destek vermiş... Tek derdi varmış, bu ülkenin genç evlatları ölmesinmiş... O sanatçının veya başka bir sanatçının, o çok içli, çok duygusal, insan sevgisiyle dolu, barışsever sanatçılarımızın, aydınlarımızın bugüne kadar hiç Genel Kurmay`ı aradığını duydunuz mu? Mesela o sanatçı hiç bir şehit asker için komutanları arayıp `üzüntünüzü paylaşıyoruz` demiş midir? Ya da bu ülkenin gençleri ölmesin diyen o sanatçı bugüne kadar bir şehit anasını aramış mıdır? Bugüne kadar siz hiç bir sanatçımızı şehit cenazesinde gördünüz mü? Kürtçe şarkı söyleyen dillerin bir kez olsun şehitler için bir türkü yaktığını gördünüz mü... Göremezsiniz... Cünkü meclistekiler gibi bunların da ne ailelerinde ne yakınlarında şehit asker yoktur... Ama çevrelerinde terörist çoktur. [b]şehit ailelerinin karşısına çıkın[/b] O halde ne yüzle şehitler adına çıkarlar ortaya? şehit ailelerini çağırın karşınıza... Potamyalı korkmuyorsa 3 bin asker şehidimizin annesini, babasını alsın karşısına... Anlatsın ne istediğini ve destek istesin. Alabilir mi o desteği? Ama en başta askerlere şehit olma emrini verenler çıkmalı ortaya. Yani komutanlar, başkomutan... Başkomutan kendi şehidinin anası ile teröristin anasını bir görmüyorsa susmamalı... Susmamalı çünkü o askerlerin vebali üzerindedir. Başkomutan da alsın 3 bin şehit anne ve babasını karşısına.. Desin ki... Biz yıllardır PKK ile savaştık ama vazgeçtik artık... Sizlere oğlunuzun kanını yerde bırakmayız diye söz vermiştim ama akan kan dursun diye bu sözümü tutamayacağım... Hakkınızı helal edin... Evet helallik istesinler anne babalardan bakalım şehit anası hakkını helal ediyor mu... Bir de insanlardan bundan sonra askere evlat göndermesini istemeyin... şehit ailesi olmak zor. Ne arayanınız olur ne soranınız... Devletiniz size oğlunuzun mezar taşıyla başbaşa bırakır. Teröristle oğlunuzu bir kefeye koyar. Bir de buna katlanmak zorunda kalırsınız... [b]Istiklal Marşı`nı da değiştirin[/b] Potamyalılar ve Potamyacılar. Tarih kitaplarını da değiştirin... Canakkale`de boşuna ölen askerleri yazın... Kurtuluş Savaşı`nı hiç vermeseydik, askerlerimiz yaşardı deyin... Türkiye`nin adını bile değiştireceğinize göre Istiklal Marşı`nı da değiştirin. Biz Potamyalıyız bu sözler bize göre değil deyin: [i][b]Bastığın yerleri `toprak` diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.[/b][/i] [url=http://www.turksolu.org/250/basyazi250.htm][b]Kaynak[/b][/url]
25. November 2009, 05:38*edit*
25. November 2009, 05:38[img]http://www.yakinca.bel.tr/haber_img/sehit14kasimt1.jpg[/img] Allah rahmet eylesin ve şehitlerin ailelerine sabır versin. So viel zum Thema Friedensplan. Wer hat noch nicht, wer braucht noch mehr? Das [url=http://www.iha.com.tr/haber/videowatcher.aspx?vid=5160&cid=11]Video[/url] zum mitweinen.
25. November 2009, 05:38Mitweinen? Weinen bei Beerdigungen ist unislamisch. Macht man nicht. Machen araber auch nicht, also. Außerdem hat der rte befohlen nicht mehr bei Beerdigungen gefallener Soldaten nationalistische Parolen wie `Sehitler ölmez, Vatan bölünmez` zu rufen. Man hält sich dran. RTE sagt auch das rauchen schädlich sei.
25. November 2009, 05:38RTE sagt er sei ein Georgier und seine Frau eine Araberin. RTE sagt Kurden, Lazen, Tscherkesen, türkmenen, Araber seien alle gleich. Wo bleiben nur die Türken?
25. November 2009, 05:38[url=http://videonuz.ensonhaber.com/haber-24358-erman-toroglundan-kurt-acilimi.html]Erman Toroğlu`ndan kürt açılımı[/url]
25. November 2009, 05:38Sauber - Dogan untersützt die Regierung mal wieder. http://www.kanaldhaber.com.tr/HaberDetay.aspx?haberid=2021&catid=99&Yzr=13&Tip=1 Alle Medien gegen die Republik, ein Drink darauf.
25. November 2009, 05:38[img]http://foto.gazetevatan.com/newpics/news/010920091329011126887.jpg[/img] DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, demokratik açılım sürecinin tıkanması halinde Kürtlerin ayrılmayı tartışmaya başlayabileceğini söyledi. [b]Tuğluk[/b]: `Güven sorunundaki kaygılar biraz daha arttı. DTP olarak bu sürecin içerisinde olmayız. PKK`yı silahsızlandırmak ancak çözümle birlikte ve kendiliğinden gelişir. PKK`yı sürecin başında silahsızlandırmayı isterseniz, süreci tıkarsınız. AKP bu konuda güven tazelemeli. Teslimiyet dayatması veya pozisyonuna sokulmasını, Kürtler kabul etmeyecektir. Oyun var, çözüm yok. Ancak sürecin ilerlemesi içinde çaba sarfedeceğiz. Bir süre sonra ise bu süreci değerlendirmek zorunda kalabiliriz. Tartışıp, çekilebiliriz de ve gidip halka anlatırız. Bir daha çatışma süreci başlarsa Türkiye`ye yazık olur. Umutlar kırılırsa ne olacak? `Biz çözüm istiyorduk, ancak bunlar istemiyorlar` noktasına getirilmesine de izin vermeyeceğiz. Muhatap meselesinde cesur adımlar atılmalı. Öcalan ve PKK dolaylı olarak çözümün bir parçası haline getirilmeli. Komplekse girmeye gerek yok. Siz PKK ve Öcalan`ı muhatap almazsanız, DTP`nin misyonu buna yetmez. DTP üzerinden sorun götürülemez, çözülemez. DTP önemi bir aktör olabilir ve bir yere kadar getirebilir. Ancak Öcalan ve PKK çözümün parçası haline getirilmeli. Biz, çözümün güçlenmesi için rol oynayabiliriz. DTP`nin gücü bir yere kadar. Kürtler haklarının güvence altına alınmasını istiyor. PKK sadece silahlı bir örgüt olarak değerlendirilmemeli. PKK`nın kitle gücü var. PKK, sadece silahlı bir güç olarak değerlendirilmemeli. Kitle gücü vardır. Akıllı devlet Öcalan`ı sürece katar. Bunlarla birlikte bu halkın, halk olmasına saygı istiyoruz. Evrensel ilkeler çerçevesinde haklarının güvence altına alınmasını istiyoruz. Genelkurmay ile Içişleri Bakanı`nın açıklamasında bir parelellik var. Etnik tanımlanmadan arındırılmış bir vatandaşlık tanımlaması, ana dilde eğitim. Dilin gelişiminin önü açılmalı. Bu süreç tıkanırsa ayrılmaya kadar tartışılabilir. Bu bir öngörü olarak söylüyorum.` [url=http://haber.gazetevatan.com/Tugluktan_acilim_yorumu/257015/9/Siyaset][b]Kaynak[/b][/url] --- Türkiye Cumhuriyeti`nin kurumları anlaşılan ya lav edilmiş ya da uyuyor. Işlenen anayasal suçların haddi hesabı yoktur bu terör partisinin üyeleri.
25. November 2009, 05:38[b]Bülent Arınç, DTP`li Ahmet Türk`ün Diyarbakır`daki `Ey Yarabbi`li, dualı konuşmasından çok etkilenmiş: `Ahmet Türk`ün feryadını duyun!`[/b] [img]http://img.internethaber.com/news/100826.jpg[/img] Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, DTP`nin Diyarbakır`daki mitinginde Genel Başkan Ahmet Türk`ün ``Bu iş bir bitsin ikinci günde Allah canımı alsın`` sözlerini Türk milletinin duymazdan gelemeyeceğini söyledi. [b]AHMET TüRK`üN SÖZLERINI ÖRNEK GÖSTERDI[/b] Başbakan Yardımcısı Arınç, 1 Eylül Dünya Barış Günü`nde DTP Genel Başkanı Ahmet Türk`ün yaptığı konuşmayı örnek gösterdi. `Bizi bölmeye, parçalamaya, güçsüz kılmaya çalışan mihrakların çırpınması boşuna. [b]DTP Genel Başkanı Ahmet Türk `Ey yarabbi... şu iş bir bitsin ikinci günde Allah benim canımı alsın` diyor. Bu söz çok önemlidir, çok manidardır. Böyle bir duayı hiç kimse kolay kolay yapmaz. `ülkemize huzur gelsin de Allah ikinci gün benim canımı alsın` diyen bir insanın bu feryadını, bu isteğini Türk milleti duymazdan gelemez`[/b] diyen Başbakan Yardımcısı, `Hepimiz çok acı çektik, çok kaybettik, çok yorulduk. Bu ülkede artık akan kanlar dursun. Silah sesleri istemiyoruz` ifadelerini kullandı. [b]KÖTü GüNLER GERIDE KALSIN[/b] Başbakan Yardımcısı Arınç, `ülkemizde kötü günlerin geride kalmasını hepimiz istiyoruz. Bu çekişmeler Türkiye`de bittiğinde önümüzde hiçbir engel kalmayacak. Bütün potansiyelimiz harekete geçecek. Daha büyüyeceğiz ve güçleneceğiz. 30 yıldır kaybettiklerimiz yeter artık. Bizi bir arada tutan güç inancımızdır, beraberliğimizdir, aynı kaderi paylaşmaktır` şeklinde konuştu. `Canakkale`ye giden herkes Diyarbakırlı Ahmet`in, Manisalı Mehmet`in kucağında nasıl can verdiğini görüyor. Bu birliğimiz bizim en büyük gücümüzdür. Bunu örselemek, bunu yok etmek isteyenler muvaffak olamadılar. şimdi artık bu işlerle ilgili insanlar bile `akan kan dursun` diye dua ediyorlar` diyen Arınç, `Akan kanın devam etmesini isteyenlerle durmasını isteyenler eminim orta bir noktada buluşacak` ifadelerini kullandı. [url=http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=205998][b]Kaynak[/b][/url] --- Yakında Imralı maymunuda `Ey Yarabbi... Allah` diye bildiriler yayınlar. Artık tutmayın Bülent Arınç`ı. Gözleri musluk misali akar.
25. November 2009, 05:38das dieser affe sich überhaupt traut irgendwelche forderungen zu stellen is die höhe.. wir sollten die geheimen wünsche mancher eu staaten berücksichtigen und ihn endlich freilassen.. ich würde den taksim-platz am hellichten tag vorschlagen..
25. November 2009, 05:38Der hat so viele Wünsche, wenn man bald Imrali in einen Freizeitpark für Apo und seine Kompanen umbaut, hic sasirmayin...
25. November 2009, 05:38Keine Sorge, mit Freizeitpark wird nix, höchstens ein Affenzirkus. [img]http://www.smilies.4-user.de/include/Tiere/smilie_tier_99.gif[/img]
25. November 2009, 05:38Apo wird die Hauptattraktion!
25. November 2009, 05:38[b]Izmir`e değil Kandil`e gitsin![/b] [img]http://www.internethaber.com/images/news/57455.jpg[/img] 9 Eylül`de konser vermeye hazırlandığı Izmir`in işgalden kurtuluşu etkinlikleri öncesi Sezen Aksu`ya soğuk duş... Izmir`in işgalden kurtuluşunun 87. yıldönümü nedeniyle 9 Eylül Carşamba Carşamba günü Gündoğdu Meydanı`ndan konser vermeye hazırlanan Sezen Aksu`yu, `Dünya Türk Olsun` adlı grup topa tuttu.. [b]IZMIR`E DEGIL K@DIL`E GITSIN[/b] Sezen Aksu`yu eleştiren ve Kürt açılımına karşı olan kişilerin bu konsere gitmemesi gerektiğini dile getiren grup başkanı Birol şeker, `Kürt açılımının içinin neyle doldurulacağını bilmeden ve özellikle DTP`li milletvekillerinin `Açılımın yolu Imralı`dan geçer` demesine rağmen bu açılıma destek veren Sezen Aksu`yu kınıyoruz` dedi. Sezen Aksu`nun Kürt açılımını destekleyerek Izmir`in düşman işgalinden kurtuluşu`nun anlamına ters düşecek şekilde açıklamalar yaptığını söyleyen Birol şeker, [b]`Sezen Aksu halka malolmuş bir sanatçıdır. Böyle ülkenin geleceği, birlik ve beraberliğiyle ilgili konularda bu kadar rahat konuşması bizi üzdü. Sezen Aksu Izmir`in kurtuluşunu kutlamak için Izmir`e geleceğine gitsin Kandil`deki teröristlere konser versin` [/b]diye konuştu. [url=http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=206131][b]Kaynak[/b][/url] --- Kandil`e giderken pasaportunu da unutmasın. PKK sınırda pasaport kontrolü yapıp, pasaportlara vize veriyormuş. Demediler demesin gürcü `kızımız`. http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=206080
25. November 2009, 05:38[b]Aysel Tuğluk`a fena kızdı![/b] Teröristbaşı Abdullah Öcalan`ın, avukatlarıyla yaptığı haftalık görüşmede gündemi DTP`nin Diyarbakır mitingiydi. Abdullah Öcalan, DTP`nin Diyarbakır`da düzenlediği `barış mitingi` öncesinde kulandığı ifadeler nedeniyle tartışma yaratan DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk`a da sert tepki gösterdi. [b]`BU DTP`LILER DE NE KONUşTUKLARINI BILMIYOR`[/b] DTP Milletvekili Tuğluk, demokratik açılım sürecinin tıkanması halinde, `ayrılmanın bile tartışılabileceğini` söylemişti. Öcalan, Tuğluk`un kullandığı bu ifadeyi sert bir dille eleştirdi ve `Bu DTP`liler de bazen ne konuştuklarını bilmiyorlar. Bir taraf diyor aman bölündük, bölecekler bizi` öbür taraf da diyor ki ayrılma, bölünme tartışılır`. Hayır böyle değil, ikisi de değil. Benim sunduğum çözüm, Türkiye`nin uzun vadeli geleceğini kazanma projesidir.` diye konuştu. [b]`YOL HARITAMI DEVLET INCELIYOR`[/b] Teröristbaşı Abdullah Öcalan`ın, avukatlarıyla yaptığı haftalık görüşmede yol haritasını 6 başlık halinde hazırladığını; devletin bu öneriyi incelediğini ileri sürdü ve `Ayrıca açıklama yapmayacağım` dedi. (Kanaldhaber.com.tr) [url=http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=206152][b]Kaynak[/b][/url] --- LOL - maymunlar devlet kurmaya çalışırlarsa...
25. November 2009, 05:38Soweit ich das jetzt mitbekommen habe, ist das Ganze ein Versuch die DTP/PKK-Kurden als uneinsichtige, ewiggestrige Terroristen international zu isolieren. Am Anfang habe ich auch geglaubt das wäre ein Verrat der AKP an der türkischen Nation. Habe dahingehend aber meine Meinung revidiert. Ist ein abgemachtes Spiel, welches Regierung und Armee im Nationalen Sicherheitsrat (MGK) beschlossen haben. Der Geheimdienst ist mit involviert. Es ist wie mit den Griechen auf Zypern. Da galten die Türken und die Türkei als diejenigen die keine Einheit wollten. Mittlerweile sind es die Griechen, die als Blockierer und Dauernörgler gelten, die keine Einigung wollen. Ähnlich läuft es mit der DTP/PKK. Noch ist da die Türkei im Ruf, den Kurden keine `Rechte` zu geben. Das macht man nun und selbst die Umbennung eines pissigen Dorfes wird in der westlichen Presse als großes Zugeständnis `gefeiert`. Selbst die Washington Post und New York Times haben darüber berichtet. Letztlich läuft es so, dass die Türkei so dargestellt wird, dass sie sich bewegt und die DTP/PKK-Kurden als uneinsichtige Terroristen, die von der Gewalt nicht ablassen wollen. So hat man dann auch gleich die Begründung die DTP zu verbieten und bei gleichzeitiger Gewährung von `Rechten` an die Kurden, die PKK weiter hart zu bekämpfen.
25. November 2009, 05:38bunlarda `demokratik acilim` sehitlerimiz . bizim millet kesin gene AKP oy vermeye devam eder
25. November 2009, 05:38Die AKP hat so viel kaputt gemacht, das eine Normalisierung, sowie ein friedliches Zusammenleben nicht mehr möglich ist. Sie hat die pkk zur Stimme der kurdischstämmigen Türken ernannt. Und somit Millionen kurdischstämmigen Türken zu tiefst geschadet. Genauso könnte deutschland einen Ehrenmörder oder die Milli Görüs oder die Kaplancis als Ansprechpartner zur Integration aller Türken in Deutschland sehen. Das was die AKP da macht ist brutal. Natürlich wird die pkk jetzt erstrecht morden. denn das kann sie am besten. Und nachdem bürgerkriegsänliche Zustände herrschen werden, und das werden sie mit weiterer akp-politik, wird die pkk schön mitmischen. Mit der Armenien Sache genau dasselbe. Wir kommen angeblich den Armeniern entgegen. Die Armenier jedoch wollen weder aus Berg Karabag raus, noch es sein lassen den Türken Völkermord zu unterstellen. Die AKP wird trotzdem die Grenzen öffnen. Vielleicht dann, wenn das Volk noch etwas mehr verblödelt wird, noch eine große Entschuldigung wegen dem Völkermord, und Schadenersatzzahlungen, zB unter dem Trick Privatisierung, so wie sie es mit der türkisch-syrischen Grenze jetzt machen. Weder die pkk wird mit ihrem Terror aufhören, noch werden die armenier uns auch nur ein Schritt entgegenkommen. Nein, es wird noch schlimmer werden. Die pkk und die armenier werden ihren Terror und ihre Forderungen intensivieren. Was sagt die Zaman, Cengiz Candar, Taraf, Baskin Oral, Fehmi Koru dazu? Deren Meinungen zählen. Nicht andere.
25. November 2009, 05:38You must be logged in to post a comment.
[img]http://foto.gazetevatan.com/newpics/news/300920091543564129919.jpg[/img] [b]Erdoğan`a Izmir`de protesto[/b] Erdoğan, Izmir`de 2 ayrı protestoya hedef oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dokuz Eylül üniversitesi`nin akademik yıl açılışına katılmak üzere Izmir`e geldi. [...] Başbakan Erdoğan, Dokuz Eylül üniversitesi`nin akademik yıl açılışına katılmak üzere havalimanından ayrıldı. Balçova, üzerinden Mustafa Kemal Sahil Bulvarı`nı takiben, açılış töreninin yapılacağı Konak`taki Sabancı Kültür Sarayı`na gelen Erdoğan`ın konvoyunu, eskortlarla alınan önlemlerin yanı sıra, havadan polis helikopteri, sahil kesiminde de deniz polisi botu takip etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Dokuz Eylül üniversitesi akademik yıl açılış töreni için Sabancı Kültür Merkezi`ne geldikten sonra kendilerine Türkiye Gençlik Birliği adını veren bir grup öğrenci de Atatürk Kültür Merkezi karşısında toplandı. [b]Yaklaşık 100 metre uzakdaki Sabancı Kültür Merkezi`ne yaklaştırılmayan öğrenciler, burada basın açıklaması yaparken aynı anda iki arkadaşları da Konak`daki Varyant üstgeçidine `Cumhuriyet Düşmanı Tayyip`i üniversitelerimizde, Izmir`de istemiyoruz` yazan bir pankart açtı. Polis pankartı açan öğrenciler C.Y. ve C.D.`yi hemen gözaltına aldı, pankartı da topladı[/b]. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Sabancı Kültür Sarayı`ndaki törende konuşmasını yapmak üzere [b]kürsüye ilerlerken seyirciler arasından ayağa kalkan bir öğrenci, `Cumhuriyet yokedicilerini...` diye bağırdı. Öğrenci cümlesini tamamlayamadan polisler tarafından ağzı kapatılarak gözaltına alınıp dışarıya çıkartıldı[/b]. [img]http://fotograf.gazetevatan.com/fotogaleri/act/11655_2582_30092009_2.jpg[/img] [img]http://www.aksam.com.tr/images/2009/09/30/birinciic.jpg[/img] [img]http://www.aksam.com.tr/images/2009/09/30/birinciic.jpg[/img] [url=http://w9.gazetevatan.com/Erdogana_Izmirde_protesto/262022/9/Manset][b]Kaynak[/b][/url] --- Staatliche Lynchjustiz in einer Universität einem Studenten gegenüber, der ohne Gewalt und Waffen seinen Unmut verbal zum Ausdruck brachte. Ein Bild, das wir desöfteren in der AKP-Ära erlebt haben und auch weiterhin erleben werden. Der Faschismus hat Einzug erhalten. Wer gegen die AKP ist, hat nichts zu lachen.
25. November 2009, 05:38